|
• Çocuklar eğilip bacakları arasından bakarlarsa, o eve misafir geleceğine inanılır.
• Yeni evliler gece dışarı çıkarsa cin çarpar.
• Arazisine kamış fidanı dikenin erkek çocuğu olmaz.
• Evin hayvanı bağırıp ağlarsa, ev halkından biri ölür.
• Eskiden 14 ocak günü yılbaşı sayılıyordu. Bazı yerlerde buna “kocakarı yılbaşısı” deniyordu. Bu günde ip satın alırsan bütün yıl yılan göreceğine inanılır.
• Kurban bayramında et ev içine alınacağı zaman loğusa ve bebek ayağa kaldırılır. Yoksa kurban etinin lohusayı ve bebeği basacağına inanılır.
• Yürüyemeyen çocuklar ocağın üzerine asılı olan zincirden yedi kez geçirilir.
• Süpürgeyi üzerine süpürmek, erkek kardeşe kötülük getirir.
• Elçiliğe giderken iç çamaşırını ters giyenin işi olur.
• Düğünlerde lahana dolması içine para konur. Para kime çıkarsa o zengin olur.
• Yürüyemeyen, geç yürüyen çocuklara “basılmış” denir. Çocuğu yürütmek için ayaklarına ip bağlanır ve caminin kapısına getirilir. Namazdan çıkan ilk kişiye bu ip kestirilir. Böylelikle çocuğun yürümesini engelleyen bağın çözüldüğüne inanılır.
• Yeni gelin koca evine geldiği zaman kucağına, anne ve babası sağ olan erkek çocuk oturtulur. Gelinin erkek çocuğu olsun diye.
• Kulak çınlaması, birinin öleceğine işarettir.
|